PDA

Tam Sürüm Bilgini Göster : İşyeri önüne park yasak mı?



Sayfalar : [1] 2 3

alperturk
11-08-09, 02:36
Arkadaşlar.
sokağımıza açılmış olan 3-4 tane işyeri dükkanın önüne park yapılmasını engellemek amacıyla yola masa vb. eşyalar koyuyor.park alanı bulmakta güçlük çektiğimiz zamanlar oluyor.Artık iyice sinir olmaya başladım.bu akşam birisiyle ufaktan tartıştım.Zaten kaldırımı da teşhir salonu gibi kullanmaları gözme batmaya başlamıştı.Aslında sallamayacağım masayı çekip parkedip gideceğim.Git şikayet et çekici gelsin diyesim geliyor.ama aracı çizerler diye de korkuyorum açıkçası.
Bu esnafın yolları bu şekilde kapatması ne derece yasal.
ayrıca kaldırımı teşhir salonu gibi kullanmaları yasalara uygun mu?bilgisi olan varsa paylaşırsa memnun olurum.
NOT:Sokağımız park yasağı olmayan bir sokak.

alen29
11-08-09, 04:53
Merhaba,
Zaten işyeri önüne tabela v.s. koymak yasaktır.

Zabıtayı aradığınız taktirde derhal müdehale edeceklerdir.

boşyere kendinizi sıkmayın.

bora
11-08-09, 07:20
Aydın aynı sorun benim sokağımdada var.Şikayetlerim yüzünden belediye bıktı benden.
Kabahatler yasası diye bir yasa var.Bu yasanın ikinci bölüm yanlış hatırlamıyorsam 35 veya 36ncı maddesi kamuya ait yerlerin(kaldırım yol vb.)hiçbir şekilde işgal edilemeyeceğini,işgal edildiği taktirde işgal edenin 50TL ile cezalandırılacağını belirtiyor.Bunu belirten bir şikayet dilekçesi ile belediyeye başvur.İnşallah gerekeni yaparlar.Zira benim belediyem yüzün üzerinde şikayetim olmasına rağmen o demir,masa, duba vb.maddeleri dükkan önlerinden bir türlü kaldırtamadı hernedense.:dusun:Ama mücadelem bitmedi devam ediyor.

lavoiturerouge
11-08-09, 09:34
ben de işyeri sahiplerinin dükkanlarının önüne park yapılmasını engelleyebildiğini duymuştum. "ticari faaliyetimi engelliyor" gibi gerekçeler sunabiliyorlarmış sanırım...

neo
11-08-09, 09:45
gerekceye ne gerek. ikram, hediye derken vatandas gume gider...

alperturk
11-08-09, 10:29
Bu nasıl bir belediyecilik anlayışıdır ki vatandaşı karşı karşıya getiriyor.
http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=i%C5%9Fyerinin+%C3%B6n%C3%BCne+park+eden&meta=&rlz=1W1GGLL_tr&aq=f&oq=
Bu kadar basit meselede bile keşmekeş var.Birileri görevini yapmayınca insanlar kendi hakkını korumak için çatışmaya döndürüyor mecburen.Artık o benim aracımı çizecek ben de onun camlarını indirecem.O bana küfür edecek ben de onu tepeleyecem noktasına geliyor.Allah bizi yönetenlere akıl fikir versin.

serkan3545
11-08-09, 10:55
iş yeri sahipleri belediyenin izin verdiği alanlarda işgaliye ücreti ödemek kaydıyla kendi dükkan önlerini kullananbiliyorlar.ayrıca dükkan sahibinede biraz hak vermek gerekir diye düşünüyorum.Sonuçta para kazanmak için dükkan açıyorsun ve bütün gün dükkanının önünde araba park etmiş.

brv
11-08-09, 10:58
İtinayla arabadan inip koydukları şeyi kaldırıp aracımı park ediyorum...O zaman herkes kendi apartmanının önüne bişeyler koysun kimse park etmesin diye...Orası adamın dükkanıysa benim de evim :)

bora
11-08-09, 11:06
Kabahatler Kanunu
Kanun No:5326
Resmi Gazete: 31 Mart 2005 CUMA - Sayı : 25772 (Mükerrer)
İKİNCİ KISIM

Çeşitli Kabahatler

Emre aykırı davranış

MADDE 32.- (1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.

(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir.

(3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır.

Dilencilik

MADDE 33.- (1) Dilencilik yapan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, dilencilikten elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir.

(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir veya belediye encümeni karar verir.

Kumar

MADDE 34.- (1) Kumar oynayan kişiye, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, kumardan elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir.

(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir karar verir.

Sarhoşluk

MADDE 35.- (1) Sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışlarda bulunan kişiye, kolluk görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kişi, ayrıca sarhoşluğun etkisi geçinceye kadar kontrol altında tutulur.

Gürültü

MADDE 36.- (1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

(2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

(3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.

Rahatsız etme

MADDE 37.- (1) Mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız eden kişi, elli Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezası vermeye kolluk veya belediye zabıta görevlileri yetkilidir.

İşgal

MADDE 38.- (1) Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden veya buralarda mal satışa arz eden kişiye, belediye zabıta görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

(2) Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımlar üzerine inşaat malzemesi yığan kişiye, belediye zabıta görevlileri tarafından yüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

(3) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Arkadaşlar kanundan belli kısmını alıntı yaptım.Yatık şekilde yazılar bu işgal bölümünü belirtiyor.Yani hiçbir şekilde işgal yapılamıyor.Kaldıki dükkan önünü kapatmak gibi komik bir sebeple olsa dahi.
Bazı işyeri sahipleri birde mal gelecek patron arabası gelecek müşteri arabası gelecek gibi komik sebepler sunuyorlar.Arkadaşlar yurt dışında hiçbir şekilde mal geliş gidişleri mesai saaatleri hatta gece 12den önce yapılamıyor.İnsanlar evlerine çekildikleri saatte bu işler yapılıyor.Kaldıki işyeri sahibi kesinlikle dükkan önünü işgal edemiyor.Bizde işyeri açılmadan yol ve kaldırım bir şekilde özelleştriliyor.

lavoiturerouge
11-08-09, 11:11
50 TL ceza mı diyor, ben mi yanlış görüyorum? yani kaldırımı işgal etmenin, apartman önünde düğün yaparak insanları delirtmenin cezası 50 TL mi? :)

bora
11-08-09, 11:14
iş yeri sahipleri belediyenin izin verdiği alanlarda işgaliye ücreti ödemek kaydıyla kendi dükkan önlerini kullananbiliyorlar.ayrıca dükkan sahibinede biraz hak vermek gerekir diye düşünüyorum.Sonuçta para kazanmak için dükkan açıyorsun ve bütün gün dükkanının önünde araba park etmiş.

Serkancım hiçbir işyeri sahibi(enazından benim incelediklerim)işgaliye parası verip belediyenin müsaade ettiği yeri işgal etmiyor.Bu tamamı ile belediye memurları ile işyeri arasındaki sıcak ilişkiye dayanıyor.Arada o işyerinin üst katlarında ikamet eden vatandaşlar yanıyor.Vatandaş akşam evine geldiği zaman kapısının önünde veya sokağında yol üzerinde bir sürü demir kazık veyahut işyerinin mallarını görüyor ve arabasını allaha emenet başka bir yere park ediyor.

bora
11-08-09, 11:15
50 TL ceza mı diyor, ben mi yanlış görüyorum? yani kaldırımı işgal etmenin, apartman önünde düğün yaparak insanları delirtmenin cezası 50 TL mi? :)

komik ama evet.

atmaca_er
11-08-09, 11:26
zabıtanında işine geliyorsa neden kaldırsın ki :S o yönüde var

TİN
11-08-09, 12:56
Ben de işyerinin önüne yabancı araç park edilmesini istemeyen işyeri sahiplerinden birisi olarak konuya müdahale edeyim. Abartılmadığı sürece bu uygulama çok doğal.. Tabi işyerinin türüne göre de değişir bu haklılık/haksızlık durumu.. Neden?

* İşyerine devamlı mal indirme bindirme amaçlı araç geliyorsa.

* Araçlı müşteri trafiği yoğun bir iş yeriyse

* İşyerine giriş çıkışı engelleyen bir durum varsa.

Mesela Benim işyerimin daha doğrusu bulunduğum Sanayi Sitesi'nin ortamında; işyeri sahiplerinin araçları genelde kaldırıma dikine çıkarılıp park edilir. Bizim de iki aracımız bu şekilde kaldırımda durur. Sonra birisi gelir "küt" diye yola paralel olarak araçlarımızın arkasına park ediverir, aracı kilitleyip 500 metre ötedeki bir yere gider..

Sizin de bir işiniz, randevunuz, yetişmenin gereken bir ihale var; acaba yan işyerlerinde midir diye adamı arayıp durursunuz.. Herif yarım saat sonra sallana sallana gelir, söylendiğinizde de kafa tutar bir de... İşte o zaman bazı uygulamaların Cennet'ten çıktığına kanaat getirirsiniz.. :dusun: Kaç defa öyle sahibini bulamadığımız aracı (orta boy bir şeyse) poposunu attıra attıra yolun ortasına bıraktığımız olmuştur..

Bazısı da efendidir, aracını park eder ve içeir girer; "Ben filanca dükkana giriyorum, 10 dakika bırakabilir miyim?" diye izin ister.. Öyle adam isterse akşama kadar kalsın, önemli değil..

Bir de pişkin komşular vardır; kendi dükkanının önü kapanmasın diye gelir aracını Sizin önünüze park eder devamlı..!! O daha kötü... Sövseniz olmaz, dövseniz komşunuzdur, yakışmaz..

Her uygulamanın yasaya ihtiyacı yoktur. Bazen teamüllere de uygun davranılması gerekir. Bu nedenle; abartılmadığı sürece işyeri önüne parkı yasaklamaya karşı değilim..

TİN
11-08-09, 12:58
Kaldırım işgali ayrı bir konu tabi.. Ben bir üstteki mesajımda konu başlığına göre düşünce belirttim.. Yoksa ıvır zıvır eşyasını teşhir amaçlı kaldırıma koyup da yaya geçişini veya (kaldırım park amaçlı kullanılıyorsa) park imkanını azaltan bir davranış olamaz.. Hele izinsiz ise hiç olamaz..

Halil Kara
11-08-09, 13:08
Bu biraz da hoşgörü meselesidir. Başka bir yerde park alanı varsa işyerinin önüne park etmek doğru olmaz bence. Metin abinin söylediği gibi bizim de ofisin önüne sürekli araç gelir, mal iner, yüklenir vs... Bazen çok dengesiz araç koyuyorlar ve sahibini aramak zorunda kalıyorsunuz. Aynı şekilde çift park yapan aracımın kenarına araç park eden ve benimde çok acil bir yere gitme ihtiyacı olduğumda aracımı kullanamadığımdan dolayı 2 kere polis çağırıp gerekli cezayı kestirip aracınıda çekiciyle çektirmek zorunda kaldım mecburen, başka şansım yok çünkü.
Tabi dediğim gibi bu bir hoşgörüdür, iş yeri sahibi illaki aracını çekeceksin buraya park edemezsin gibi bir yaklaşım yerine tatlı dille arkadaşım şurda park yeri var şuraya çekersin benim işlerim aksayamacak şeklinde bir tutum içinde olursa herhangi bir sorun çıkmaz. Ya da Metin abinin dediği gibi işyeri önüne çekiyorsak aracı, arkadaşım aracı çektim 10 dakikaya kadar geleceğim şurdayım, herhangi bir sorun olursa hemen alırım aracı gibi yaklaşımlar olması gerekiyor.
Yoksa yasa-kanun bir yere kadar. 50 lira ne olacakki yani ödemek sorun değil, önemli olan hoşgörülü, saygılı olmak herkesin birbirine olumlu yaklaşması...

fintail
11-08-09, 13:13
Esas çarpıklık sokak aralarında bile apartmanların girişlerine dükkan yapılmasıdır. Sonra bir bakıyorsunuz aynı sokakta 3 bakkal 2 manav vs. açılmış. Bu işlerin nasıl yapılacağı imar kanununda belirtilmiş ama her işimizde olduğu gibi bir kolay yol bulunup işyerleri ile meskenler iç içe sokulmuştur. Hal böyle olunca her iki tarafta kendine göre haklı, sulh yoluyla bir ortak yol bulmakta fayda var.

TİN
11-08-09, 13:15
Bazen ne cambazlıklar yapıyoruz araç sahibini/şoförünü bulmak için..!!

Geçenlerde bir kamyonet park etmişti, belli ki satınalma elemanının kullandığı bir araç. İçinde irsaliyeler, faturalar ufak paketler filan var.. Baktım, göğüslükte irsaliyeler açık duruyor.. Oradan firmanın adını öğrendim, Internet'ten web sitesini buldum, şirketi aradım.. XXX Plakalı araçlarının işyerim önüne park ettiği ve çıkışımı engellediğini, aracı kullanan kişinin yanında cep telefonu varsa (ki %90 vardır) aramalarını ve aracı acilen almasını söylemelerini rica ettim..

5 dakika sonra orta yaşlı bir eleman, koşa koşa ve şaşkın bakışlarla geldi; aracı çekti :)...

Halil Kara
11-08-09, 13:29
Esas çarpıklık sokak aralarında bile apartmanların girişlerine dükkan yapılmasıdır. Sonra bir bakıyorsunuz aynı sokakta 3 bakkal 2 manav vs. açılmış. Bu işlerin nasıl yapılacağı imar kanununda belirtilmiş ama her işimizde olduğu gibi bir kolay yol bulunup işyerleri ile meskenler iç içe sokulmuştur. Hal böyle olunca her iki tarafta kendine göre haklı, sulh yoluyla bir ortak yol bulmakta fayda var.

+1
Önemli sorunda bu. Sokak arasında işyeri sahibi de haklı, aracını park etmek isteyen vatandaşta haklı. Zaten durum bu şekilde olduğu için Zabıta yada belediye yetkilileri duruma el at(a)mıyor...
Bunun dışında birde şu var, insanlarımız park etmeyi bilmiyor. Önceki evimizin sokağının bir ucundan bir ucuna 14-15 araç rahatlıkla sığabilirken her iki aracın arasında 2 metre boşluk bırakılınca maksimum kapasite 15 araçtan düşüyor 7-8 araca. Malum bende mahalleye akşam en geç gelenlerden biriyim. İşlerim 8-9 da bitiyor ve geldiğimde araçların arasında 2 metre boşluk olup park yeri bulamadığımda deliriyorum. Mecburen 150-200 metre ileriye araç koyuyorum. Bunları yediremedim kendime hergün hergün bıktım, pazar günü herkes biryerlere gittiğinde şirketten 5 aracı getirdim sokağa onlar 2 metre aralıklı koyuyorsa ben 3 metre aralıklı koydum. Akşam bir curcuna kimse park yeri bulamıyor, zile basıyorlar bende açmıyorum kapıyı. Sonuçta polis çağırsalarda yasal yönden bir olumsuzluk yok! Hiçbirşey yapamazlar...
Sonuç ne oldu, kocaman bir hiç... Mahalle ile aram bozuldu, kapının önünde komşumu görüyorum selam vermeden geçiyorum. Yani değmeyecek saçma sapan bir iş... Ama kendimi tatmin etmiş oldum. Ertesi gün yine aynı park sorunu....
Onun için diyorum hoşgörü olması gerekiyor, karşılıklı birbirimizi düşünmemiz gerekiyor. Sonuçta insan toplumsal bir varlık, hergün onlarca farklı kişiyle tanışıyoruz, ticaret yapıyoruz, çay içip-yemek yiyoruz vs... Olabildiğince hoşgörülü olmamız gerekiyor, yoksa yazılı kanunların çok yaptırımı yok...

Garfield®©
11-08-09, 13:51
sokaklar ve kaldırımlar ne dükkan sahiplerine ne de başkasına aittir. ben bebeğimi alıp bakırköyde arabasıyla veya yürüyerek dolaşmaya çıktığımda kaldırımdan yürüyemiyorum neredeyse. ne hakla bakkal çakkal manav veya başkası işgal eder?? zaten tabelası olan yerin ne gereği var önüne mal yığmaya? ama belediye göz yumuyor nedense...! herkes vitrininde sergilesin kardeşim malını. benim evimin önündeki bahçeye araba koyuyorum diye demir kaynatmasını biliyor belediye, peki benim yürüme alanım işgal edilmiş neden müdahale yok. nerede zabıta? illa şikayet mi lazım? herkes bir sokağı tutsun gelen geçenden para alsın bir de. olmaz mı? :D

bora
11-08-09, 14:43
Ben de işyerinin önüne yabancı araç park edilmesini istemeyen işyeri sahiplerinden birisi olarak konuya müdahale edeyim. Abartılmadığı sürece bu uygulama çok doğal.. Tabi işyerinin türüne göre de değişir bu haklılık/haksızlık durumu.. Neden?

* İşyerine devamlı mal indirme bindirme amaçlı araç geliyorsa.

* Araçlı müşteri trafiği yoğun bir iş yeriyse

* İşyerine giriş çıkışı engelleyen bir durum varsa.

Mesela Benim işyerimin daha doğrusu bulunduğum Sanayi Sitesi'nin ortamında; işyeri sahiplerinin araçları genelde kaldırıma dikine çıkarılıp park edilir. Bizim de iki aracımız bu şekilde kaldırımda durur. Sonra birisi gelir "küt" diye yola paralel olarak araçlarımızın arkasına park ediverir, aracı kilitleyip 500 metre ötedeki bir yere gider..

Sizin de bir işiniz, randevunuz, yetişmenin gereken bir ihale var; acaba yan işyerlerinde midir diye adamı arayıp durursunuz.. Herif yarım saat sonra sallana sallana gelir, söylendiğinizde de kafa tutar bir de... İşte o zaman bazı uygulamaların Cennet'ten çıktığına kanaat getirirsiniz.. :dusun: Kaç defa öyle sahibini bulamadığımız aracı (orta boy bir şeyse) poposunu attıra attıra yolun ortasına bıraktığımız olmuştur..

Bazısı da efendidir, aracını park eder ve içeir girer; "Ben filanca dükkana giriyorum, 10 dakika bırakabilir miyim?" diye izin ister.. Öyle adam isterse akşama kadar kalsın, önemli değil..

Bir de pişkin komşular vardır; kendi dükkanının önü kapanmasın diye gelir aracını Sizin önünüze park eder devamlı..!! O daha kötü... Sövseniz olmaz, dövseniz komşunuzdur, yakışmaz..

Her uygulamanın yasaya ihtiyacı yoktur. Bazen teamüllere de uygun davranılması gerekir. Bu nedenle; abartılmadığı sürece işyeri önüne parkı yasaklamaya karşı değilim..
Metincim arasıra baktığım için yazını yeni okudum vede bende sana müdahil olayım.:sirin:Benim serzenişim çoğunluğu işyeri olan caddelere değil.Sokak içlerine.Mesela benim oturduğum sokak yerleşim ağrlıklı.Toplamda 5 dükkan var.Ama o dükkan sahipleri neyapıyorlar biliyormusun.Sandalye ve çiçek saksıları ile kaldırımı işgal ediyorlar.+yola demir kazık çakıyorlar.Ve kendi özel araçlarını gelip bizim kapılarımızın önüne çekiyorlar.Bizlerde sokağımıza geldiğimizde park edecek yer bulamıyoruz.Bu durumda iyi niyet suistimal edilmiş olmuyormu.Bu arada bu dükkanların ikisi berber biride emlakçı.Bunlara senede kaçkere mal gelir buda sizlerin takdirine kalmış.

bora
11-08-09, 14:47
sokaklar ve kaldırımlar ne dükkan sahiplerine ne de başkasına aittir. ben bebeğimi alıp bakırköyde arabasıyla veya yürüyerek dolaşmaya çıktığımda kaldırımdan yürüyemiyorum neredeyse. ne hakla bakkal çakkal manav veya başkası işgal eder?? zaten tabelası olan yerin ne gereği var önüne mal yığmaya? ama belediye göz yumuyor nedense...! herkes vitrininde sergilesin kardeşim malını. benim evimin önündeki bahçeye araba koyuyorum diye demir kaynatmasını biliyor belediye, peki benim yürüme alanım işgal edilmiş neden müdahale yok. nerede zabıta? illa şikayet mi lazım? herkes bir sokağı tutsun gelen geçenden para alsın bir de. olmaz mı? :D
Reyhan bende Bakırköyde oturuyorum.Bu konuda Bakırköy belediyesi kadar duyarsız belediye yoktur.Benim alt katta oturan komşumun Zeytinburnunda işyeri var.Bu gibi durumlarda Zeytinburnu belediyesi anında müdehale edip gerekli cezai müeyyideyi uyguluyormuş.

TİN
11-08-09, 15:59
Metincim arasıra baktığım için yazını yeni okudum vede bende sana müdahil olayım.:sirin:Benim serzenişim çoğunluğu işyeri olan caddelere değil.Sokak içlerine.Mesela benim oturduğum sokak yerleşim ağrlıklı.Toplamda 5 dükkan var.Ama o dükkan sahipleri neyapıyorlar biliyormusun.Sandalye ve çiçek saksıları ile kaldırımı işgal ediyorlar.+yola demir kazık çakıyorlar.Ve kendi özel araçlarını gelip bizim kapılarımızın önüne çekiyorlar.Bizlerde sokağımıza geldiğimizde park edecek yer bulamıyoruz.Bu durumda iyi niyet suistimal edilmiş olmuyormu.Bu arada bu dükkanların ikisi berber biride emlakçı.Bunlara senede kaçkere mal gelir buda sizlerin takdirine kalmış.


Bora Ağabey, tabi ki Ben çerçeveyi belirterek müdahil oldum :).. Yazımda da bu durumun işyerinin türüne göre değişebileceğini özellikle belirttim zaten..

Berber ya da emlakçı gibi bir işyerinin böyle bir ihtiyacı olamaz. Ha nedir? Sokak arasında dahi olsa bir tüp veya su bayii bunu isteyebilir mesela çünkü ciddi bir araç trafiği vardır, aracı gelip gidiyor, devamlı mal yükleniyordur, vs..

Zaten ciddi araç trafiği yoğunluğu olan işyerlerinin ara sokakta ve özellikle konut ağırlıklı muhitlerde mekan seçmeleri de çok akılcı değil..

Burada Halil'in de belirttiği gibi; sadece yasalara bağlı kalmadan, karşılıklı hoşgörü veya duyarlılık esastır. Şimdi adamın cadde üzerinde butiği veya vitrininin önem arz ettiği bir işyeri var diyelim; bunun önüne bir tane kapalı kasa IVECO 35.9'u çekip de 3 gün boyunca bırakmak da vicdansızlık olur yani.. :) Öyle değil mi?

Garfield®©
11-08-09, 16:10
Reyhan bende Bakırköyde oturuyorum.Bu konuda Bakırköy belediyesi kadar duyarsız belediye yoktur.Benim alt katta oturan komşumun Zeytinburnunda işyeri var.Bu gibi durumlarda Zeytinburnu belediyesi anında müdehale edip gerekli cezai müeyyideyi uyguluyormuş.

maalesef öyle Bora bey abim, Ateş bey nede olsa garantiledi önümüzdeki dönemi, politikayı sevmem ama aynı parti başka belediyeler farklı bunlar farklı, yükünü yaptılar herhal sonrası umurunda değil galiba? :)

bora
11-08-09, 16:14
Bora Ağabey, tabi ki Ben çerçeveyi belirterek müdahil oldum :).. Yazımda da bu durumun işyerinin türüne göre değişebileceğini özellikle belirttim zaten..

Berber ya da emlakçı gibi bir işyerinin böyle bir ihtiyacı olamaz. Ha nedir? Sokak arasında dahi olsa bir tüp veya su bayii bunu isteyebilir mesela çünkü ciddi bir araç trafiği vardır, aracı gelip gidiyor, devamlı mal yükleniyordur, vs..

Zaten ciddi araç trafiği yoğunluğu olan işyerlerinin ara sokakta ve özellikle konut ağırlıklı muhitlerde mekan seçmeleri de çok akılcı değil..

Burada Halil'in de belirttiği gibi; sadece yasalara bağlı kalmadan, karşılıklı hoşgörü veya duyarlılık esastır. Şimdi adamın cadde üzerinde butiği veya vitrininin önem arz ettiği bir işyeri var diyelim; bunun önüne bir tane kapalı kasa IVECO 35.9'u çekip de 3 gün boyunca bırakmak da vicdansızlık olur yani.. :) Öyle değil mi?

Çok haklısın Metincim ama benim serzenişim belirttiğim gibi konut ağırlıklı olan sokaklada yapılan uygulama.Tabiiki hiçbir kimse(işyeri veyahut giriş katında oturan sakin)bir kamyonun uzun süre orada kalmasını istemez.

fintail
11-08-09, 16:24
Bu arada bu park sorunu sadece sokak aralarına has bir durum değil. Mesela ben site yöneticisi olarak bizim sitenin otoparkıyla hala uğraşıyorum. İnsanlar arabalarını öyle abuk sabuk park ediyor ki normalde 18 araçlık kapasite birde bakmışsınız 14-15'e düşüyor. Bu tamamen beraber yaşadığın insanlara ve çevrene duyduğun saygı ile alakalı ve uzun çabalar sonucu anladım ki bu bir temel eğitim yani ailede öğrenilen birşey. Maalesef toplum olarak öyle benciliz ki en basit park olayında bile çuvallıyoruz.

TİN
11-08-09, 16:37
Bu arada bu park sorunu sadece sokak aralarına has bir durum değil. Mesela ben site yöneticisi olarak bizim sitenin otoparkıyla hala uğraşıyorum. İnsanlar arabalarını öyle abuk sabuk park ediyor ki normalde 18 araçlık kapasite birde bakmışsınız 14-15'e düşüyor. Bu tamamen beraber yaşadığın insanlara ve çevrene duyduğun saygı ile alakalı ve uzun çabalar sonucu anladım ki bu bir temel eğitim yani ailede öğrenilen birşey. Maalesef toplum olarak öyle benciliz ki en basit park olayında bile çuvallıyoruz.

Sitelerde hem bu sorun var hem de park alanı daire başına bir araçtan fazlasına uygun olmayan mekanlarda, bazı bencil komşuların üç arabayı birden içeri park etmelerinden kaynaklanan problemler de var..

Ne yazık ki yasa kural bir yere kadar, önce "adam olunması" gerekiyor..!!

lavoiturerouge
11-08-09, 16:45
Sitelerde hem bu sorun var hem de park alanı daire başına bir araçtan fazlasına uygun olmayan mekanlarda, bazı bencil komşuların üç arabayı birden içeri park etmelerinden kaynaklanan problemler de var..

Ne yazık ki yasa kural bir yere kadar, önce "adam olunması" gerekiyor..!!

bazıları da "ben park edemiyorum acemiyim" diye otoparkın en olmadık yerine bırakıp gidiyor aracını:) ne kenara yanaşmış, ne çıkacak yer bırakmış... gel de sinir olma:) bir iki kere milletin arabasına da sürtünmüş, insanlar korkusundan bir şey de diyemiyor:) açık otopark bize haram oldu, sabahları "acaba hangi arabanın çıkışını engelledi, bugünün şanslısı kim" diye düşünerek iniyoruz aşağıya:D

TİN
11-08-09, 16:51
Bizim sitede Allah'a şükür bu sorunlar yok denecek kadar az.. Hem park alanı yeterli hem de herkes ileri teknikte sürücülük kursu almış :)...

Bazen kış aylarında biraz yığılma oluyor ama Bizim blok en dipte, köşede kaldığı ve blok olarak biraz da "belalı" :) olduğumuz için Bizimkine sulanan olmuyor..

fintail
11-08-09, 16:54
Sitelerde hem bu sorun var hem de park alanı daire başına bir araçtan fazlasına uygun olmayan mekanlarda, bazı bencil komşuların üç arabayı birden içeri park etmelerinden kaynaklanan problemler de var..

Ne yazık ki yasa kural bir yere kadar, önce "adam olunması" gerekiyor..!!

+1

Bizde mesela daire başına 1 araçlık sınır var ben otoparkın boş olduğu yaz aylarında bile 2. araba olunca sokağa park ediyorum. Bir tane yaşlı başlı bir komşum var adam hem iki arabasını park ediyor yetmezmiş gibi onları da 3mt. arayla park ediyor. Ben laf söylemeye uyarmaya utanıyorum ama abi dediğin gibi bu işin yaşla başla, eğitimle, vs. alakası yok ''adam olmak'' gerekiyor.

fintail
11-08-09, 16:57
bazıları da "ben park edemiyorum acemiyim" diye otoparkın en olmadık yerine bırakıp gidiyor aracını:) ne kenara yanaşmış, ne çıkacak yer bırakmış... gel de sinir olma:) bir iki kere milletin arabasına da sürtünmüş, insanlar korkusundan bir şey de diyemiyor:) açık otopark bize haram oldu, sabahları "acaba hangi arabanın çıkışını engelledi, bugünün şanslısı kim" diye düşünerek iniyoruz aşağıya:D

Acemi komşum ben uyarınca '' ben acemiyim bu kadar park edebiliyorum'' dedi. Bende ''siz zaten park etmemişsiniz aracı resmen terk etmişsiniz'' dedim.

lavoiturerouge
11-08-09, 16:58
Acemi komşum ben uyarınca '' ben acemiyim bu kadar park edebiliyorum'' dedi. Bende ''siz zaten park etmemişsiniz aracı resmen terk etmişsiniz'' dedim.

evet gerçekten "park etmek" değil resmen yolun ortasına bırakmak oluyor bazılarınınki:)

TİN
11-08-09, 17:00
Acemi komşum ben uyarınca '' ben acemiyim bu kadar park edebiliyorum'' dedi. Bende ''siz zaten park etmemişsiniz aracı resmen terk etmişsiniz'' dedim.

:D :D

Güzel cevap :tebrik:

Mazerete bak ya...!! Sen de arabasının camını aynasını indireceksin gözünün önünde; "Dur ne yapıyorsun?" dediğinde de "E Ben de psikopatım, kendime bu kadar hakim olabiliyorum, idare ediver" diyeceksin... :zıp:

fintail
11-08-09, 17:19
:D :D

Güzel cevap :tebrik:

Mazerete bak ya...!! Sen de arabasının camını aynasını indireceksin gözünün önünde; "Dur ne yapıyorsun?" dediğinde de "E Ben de psikopatım, kendime bu kadar hakim olabiliyorum, idare ediver" diyeceksin... :zıp:

:D :D :D

lavoiturerouge
11-08-09, 17:22
:D :D

Güzel cevap :tebrik:

Mazerete bak ya...!! Sen de arabasının camını aynasını indireceksin gözünün önünde; "Dur ne yapıyorsun?" dediğinde de "E Ben de psikopatım, kendime bu kadar hakim olabiliyorum, idare ediver" diyeceksin... :zıp:

kendimi düşünemiyorum öyle gözü dönmüş bir şekilde:D

gerçi birkaç gün önce P(24) olarak C.T. (26) yı taksim meydanında haklamıştım ama:dil:

:D

TİN
11-08-09, 17:24
kendimi düşünemiyorum öyle gözü dönmüş bir şekilde:D

gerçi birkaç gün önce P(24) olarak C.T. (26) yı taksim meydanında haklamıştım ama:dil:

:D


Sende potansiyel var zaten :D :D...

entwicklung
12-08-09, 10:58
Benim otopark yayla gibi, full yan girip full yan çıkıyorum.
Nispet yapayım biraz... :)

Bu arada saçma sapan parkedenlerden hakkaten illallah. Arkadaş şu arabandan indiğinde önüne arkasına bir bak da git. Atı ahıra bağlar gibi iniyor gidiyor adam.

lavoiturerouge
12-08-09, 11:01
Benim otopark yayla gibi, full yan girip full yan çıkıyorum.
Nispet yapayım biraz... :)

Bu arada saçma sapan parkedenlerden hakkaten illallah. Arkadaş şu arabandan indiğinde önüne arkasına bir bak da git. Atı ahıra bağlar gibi iniyor gidiyor adam.

sorsan bir de bayanları eleştirirler, "araba kullanmayı bilmiyor bunlar" diye:) kaldırımla arasında 1 metre bırakıyor sokağa bırakırken, sonra da usta şoför ayağı çekiyorlar:D

fintail
12-08-09, 11:39
Kısmetse yakın zamanda otopark planlaması yapacağım yere çizgiler falan çektireceğim. Hala çizgiler arasına park etmeyen olursada aracı park halindeyken çizgiyi aracının üstünden çekeceğim sarı sarı :999:

caqri
12-08-09, 14:18
Olaylara farklı açılardan bakmak lazım; park sorunu bariz bir şekilde yaşanıyor evet. Aracı olan herkes bu durumdan şikayetçi; ama bu dükkanların önü konusunda yapacak birşey yok diye düşünüyorum. Esnaf bir babanın oğlu olarak konuşayım, dükkan önüne araba koymak yasalarında dışında, bence bir ahlak durumudur. Yani bir üyemizin de belirttiği gibi, esnaf adam dükkanının önü boş olsun ister, müşterisi geldiğinde aracını nereye koyacak ? Bu nedenle koydurtmazlar, biz de koydurtmuyoruz... Ben yeri geliyor 2 sokak ötede boş bir yere aracımı bırakıyorum, ama dükkanımızın önüne "kendi aracımı" koymuyorum... Bence bunda tartışılacak birşey yok, dükkanının önüne araç çektirmeyen esnaf, bence haklıdır. Sonuçta oranın kirasını veriyor. Tamam kaldırımı işgal etmek zaten yasal değil, zabıta gerekeni de yapıyor ancak, şu dükkan önüne araba çektirmeme olayının yasallığından şüpheliyim doğrusu. Sonuçta o yerdeki ilk hak, her zaman o mekanın sahibine aittir.



50 TL ceza mı diyor, ben mi yanlış görüyorum? yani kaldırımı işgal etmenin, apartman önünde düğün yaparak insanları delirtmenin cezası 50 TL mi? :)

Bu durumda yorumları okurken gözüme çarptı. "Mahalle düğünü" ülkemizin belli şehirlerinde artık adet haline gelmiş olsa da, özüne inildiğinde bu düğünlerin yada kınaların herneyse, maddi durumun elverişsizliğinden kaynaklandığını görüyoruz. Yoksa evlenen her çift; "kır düğünü" yada ne bileyim, güzel bir salonda düğününü vs yapmak ister.. Evet rahatsız edici bir durum, TV izlesem deseniz izlenmiyor. Ders çalışayım deseniz belki çalışalmıyor ama.. Bence bu duruma da saygı duymak lazım. Durumu olan zaten gidip en güzel salonda yapıyor düğününü, kınasını... Bu tarz şeylere bu kadar sert ve alaycı şekilde yaklaşmamak lazım...


Son olarak belirteyim, yukarıda yazdıklarım tamamen şahsi görüşlerim olup, kimseye yönelik bir sitem yada ince mesaj içermiyor. Tekrar okudum yorumumu, sanki biraz sert gibi durmuş mesaj ancak; bunlar gerçekten hissettiklerim ve düşünüp herkesin hakkını vererek yazdıklarımdır.

Saygılar.

TİN
12-08-09, 14:24
Bu durumda yorumları okurken gözüme çarptı. "Mahalle düğünü" ülkemizin belli şehirlerinde artık adet haline gelmiş olsa da, özüne inildiğinde bu düğünlerin yada kınaların herneyse, maddi durumun elverişsizliğinden kaynaklandığını görüyoruz. Yoksa evlenen her çift; "kır düğünü" yada ne bileyim, güzel bir salonda düğününü vs yapmak ister.. Evet rahatsız edici bir durum, TV izlesem deseniz izlenmiyor. Ders çalışayım deseniz belki çalışalmıyor ama.. Bence bu duruma da saygı duymak lazım...........

Ayrıca; bu tür mahalle arası düğünler semt karakolundan resmi izin alınarak yapılıyor ve saat 24:00'de dağılıyor. Yasal olarak böyle.. Eğer saat 24:00'de dağılmamışsa ya da izinsiz yapılmaktaysa zaten ekip gelip hemen müdahale ediyor..

lavoiturerouge
12-08-09, 14:36
Ayrıca; bu tür mahalle arası düğünler semt karakolundan resmi izin alınarak yapılıyor ve saat 24:00'de dağılıyor. Yasal olarak böyle.. Eğer saat 24:00'de dağılmamışsa ya da izinsiz yapılmaktaysa zaten ekip gelip hemen müdahale ediyor..

mahalle düğünlerine karşı değilim, mutlaka insanların imkansızlıklarından kaynaklanıyordur...
ama ben komşu olarak buna saygı göstereceksem yapanların da saygılı olması gerekiyor. örneğin ses sistemi kurup, camlar pencereler kapalıyken bile gümbür gümbür evin içinde çalınıyor gibi olmasındansa ya makul bir ses sistemi kursun, ya da davul zurna getirsin, niye disko sistemi yapmaya uğraşıyorlar? herkesin şikayeti ses sistemiyle ilgili zaten, madem karakollar buna izin veriyor, ses sistemine de bir sınırlama getirsin. çoğu düğünde de gördüğüm kadarıyla bahçe yetmiyor, sokağa,caddeye çıkıp halaylarını orda çekiyorlar:) polis geliyor, yolu açıyor ( gibi görünüyor ) o gider gitmez sokak yeniden kapatılıyor düğün araçları ve halay ekibince :) şimdi düğün böyleyse kimse kusura bakmasın, ben bu insanlara ne saygı duyarım, ne de düğününü hoş görürüm....

anlayış aynı, "bir gün düğün yapıyorum, katlanıversinler!" diye düşününce herkesle papaz oluyorlar, sonra da anlayışsız çevredekiler oluyor:)

TİN
12-08-09, 14:43
Bu tür işlerde hiçbir zaman "ortası" sağlanamaz Pınar. Düğün yapacak kişi tek tek mahalle sakinlerinden onay alamaz, bu pratikte imkansız bir şey. Bunun yerine; mahalle adına karakol izin veriyor..

Sokak kapatma ve gürültüye gelince; karakoldan alınan izine ve/veya düğünün yapılacağı ortama göre sokak da kapatılabiliyor. Zaten karakol uygun görmediği bir sokak kapatmaya (işlek ya da alternatifsiz sokak olması durumunda) izin vermiyor. Sessiz düğün de pek kolay değil be Pınar :).. Neticede bir piyanist şantör ve davul zurna getiriliyor doğal olarak.. Benim sokak düğünlerinde en gıcık olduğum enstrüman sesi ise elektro saz.. 6 km. öteden bile sesi çınlıyor kulağımda.. :)

Açıkçası şık ve çağdaş görünmese de ülkemiz şartlarını dikkate aldığımızda; senede 2-3 geceliğine çekilir gibi geliyor Bana..

Küçük, dar mahallelerde ise pek komşu rahatsızlığı sorunu yaşandığını sanmıyorum çünkü zaten mahallenin hemen hemen tamamı o sırada aynı düğünde gerdan kıvırıp, göbek atıyor oluyor :D :D...

TİN
12-08-09, 14:51
mahalle düğünlerine karşı değilim, mutlaka insanların imkansızlıklarından kaynaklanıyordur.........

Aslında burada ses düzeyi, sokağın kapatılma oranı vb. detayların düzenlenmesi ve/veya denetlenmesi yerine; ama Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü (Buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtacağına !!!) ama Belediyeler aynı piknik alanları gibi düğün alanları (Kapalı veya açık) oluşturup, vatandaşların buradan ücretsiz ya da çok cüz'i bir ücretle yararlanmalarını sağlayabilirler.

Yine müzik sistemi masrafı vatandaşa ait olacak, yapılacak bir ikram varsa vatandaşa ait olsun.. Sadece salon kirası gibi sembolik bir rakam (Hani sadece o gecenin elektrik maliyetini, salonun temizlik masrafını karşılar gibi) alınabilir. Mahalle arasında yapan da ses düzeninin elektriğini kendi evinden karşılamıyor mu? Yine evde yiyecek/içecek hazırlayıp sunmuyor mu konuklara?

Sosyal devlet olmanın gereklerinden birisi de budur. Sosyal bir pişkinlikle 48 saatte bir akaryakıt fiyatlarıyla oynamak değil....!!

lavoiturerouge
12-08-09, 14:51
Bu tür işlerde hiçbir zaman "ortası" sağlanamaz Pınar. Düğün yapacak kişi tek tek mahalle sakinlerinden onay alamaz, bu pratikte imkansız bir şey. Bunun yerine; mahalle adına karakol izin veriyor..

Sokak kapatma ve gürültüye gelince; karakoldan alınan izine ve/veya düğünün yapılacağı ortama göre sokak da kapatılabiliyor. Zaten karakol uygun görmediği bir sokak kapatmaya (işlek ya da alternatifsiz sokak olması durumunda) izin vermiyor. Sessiz düğün de pek kolay değil be Pınar :).. Neticede bir piyanist şantör ve davul zurna getiriliyor doğal olarak.. Benim sokak düğünlerinde en gıcık olduğum enstrüman sesi ise elektro saz.. 6 km. öteden bile sesi çınlıyor kulağımda.. :)

Açıkçası şık ve çağdaş görünmese de ülkemiz şartlarını dikkate aldığımızda; senede 2-3 geceliğine çekilir gibi geliyor Bana..

Küçük, dar mahallelerde ise pek komşu rahatsızlığı sorunu yaşandığını sanmıyorum çünkü zaten mahallenin hemen hemen tamamı o sırada aynı düğünde gerdan kıvırıp, göbek atıyor oluyor :D :D...

:) ben de o elektro saza sinir oluyorum işte... mis gibi davulu zurnayı getirsin, sabaha kadar çalsın, yemin ediyorum inip ben de göbek atarım onlarla:) ama yani kart sesli bir şarkıcı, ne dediği anlaşılmıyor, kuru gürültü olsun diye para veriliyor ona..:) çağdaşlığından şıklığından geçtim, adam trilyoner olur özel zevkidir davullu zurnalı düğün yapar, ona itirazım yok ama anormal ses düzenleri de olmasın , saygı budur... sadece maddi imkansızlıklardan değil, meskenlerin içinde kalan oteller ya da restoranlar da aynı şeyi yaptığında sinir oluyoruz, mutlaka bir ses kriteri vardır bence bunun. antalya dedeman a bile ceza kestiklerini duymuştum çünkü düğün gürültülü olup çevredileri rahatsız ettiği için:)

Halil Kara
12-08-09, 15:09
Ben mahalle düğünlerinin imkansızlardan yapıldığı konusunda katılmıyorum :)
Kendi şehrimizden örnek vereyim, en kral düğün salonu 3000 ytl ye kiralanabiliyor. Düğün salonunun durumuna göre 1500 ytl ye bile var... Mahalle arasında düğün yapan kişilerden biliyorum en azından yok yemeği idi, ses sistemiydi, sandalyesi ıvırı zıvırı derken 5000 lirayı bulabiliyor.
Bu imkansızlıklardan öte daha çok kültür meselesidir.
Tabiki birisi evleniyorsa hayatında birkez olacak birşey ve müsade etmek boynumuzun borcudur. Önemli değil bir gün katlanırız, fakat Pınar Hanım ın dediği gibi de camlar yerinden fırlayacak gibi sallanıyorsa ben orda tepkimi koyarım. Kim ne derse desin...
Geçen gün işten çıkmışım evime gideceğim, akşama kadar yorulmuşum zaten eve gidip dinlenmek istiyorum fakat her iki sokakta düğün olduğu için ben evimin olduğu sokağa arabamla giremedim. Belki de 200 metre ileriye koydum. Eve geldim, her iki düğünün müzikleri birbirine karışıyor ne çaldığı bile anlaşılmıyor, camlar zaten tir tir titriyor... Gelde kızma...

TİN
12-08-09, 15:19
Ben mahalle düğünlerinin imkansızlardan yapıldığı konusunda katılmıyorum :)
Kendi şehrimizden örnek vereyim, en kral düğün salonu 3000 ytl ye kiralanabiliyor. Düğün salonunun durumuna göre 1500 ytl ye bile var... Mahalle arasında düğün yapan kişilerden biliyorum en azından yok yemeği idi, ses sistemiydi, sandalyesi ıvırı zıvırı derken 5000 lirayı bulabiliyor.......

Rakamları biraz abartmışsın Halil.. :)

Vasat bir mahalle düğününe gelecek olan müzisyen(ler) gecelik 300-500 TL'na koşa koşa gelen arkadaşlardır..

Ben -katıldığım mahalle düğünlerinden izlenimlerime göre- çoğunun yemek veya içki vermediğini biliyorum. Bazen de hatırlı erkek misafirlere evin içinde ya da arka tarafında bir yerde birkaç parça meze ile rakı sunulduğu da olur tabi ama nadirdir.

Verilen meşrubat ise gıda toptancısından alınan ve kimsenin bakkallarda marketlerde görmediği, göremeyeceği markalar olabiliyor. 1/2 litrelik FANTA veya 7GÜN PORTAKAL fiyatına 2.5 lt.lik portakallı gazozlar satılıyor.. Düğün salonlarında da kolalı içecek veya portakallı gazoz olarak sunulanlar da bunlarda zaten.. Yoksa salon sahibi FANTA verecek değil kimseye orada.. :)

Yani; bir mahalle düğününü 1000 TL içinde bile rahatlıkla çözebiliyor insanlar. Tabi kıyafetti, takıydı bunları saymıyorum. Salonda da yapsan, otelde de yapsan bunlar yine "harici" masraflar..

Mesela en son öyle bir "sokak sünnet düğünü"ne katıldım; evin çatısında ufak bir masa kurmuşlar, mütevazı birkaç parça mezeyle rakı veriyorlardı "belirli" kişilere.. Onun dışında mahallenin kadınlarının yarısı el birliği ile tavuk haşlayıp, pilav yapmışlar.. Plastik tabaklarda onları dağıttılar.. Masa düzeni filan yok elbette, PVC sandalyeler kiralanmış, orada oturuyor insanlar.. Müzisyen arkadaşlar ise vasat hatta vasatın altındaydı..

Net maliyet tahmini yapamam (Hatta soracaktım meraktan ama utandım) fakat salonun en az yarısı hatta çeyreği bedele çıkmış bir düğündü o katıldığım..

fintail
12-08-09, 15:31
konu yine nerden nereye geldi :D

işyeri önüne park etmek yasak ama mahalle düğünleri çok ucuz oluyor :D

TİN
12-08-09, 15:42
konu yine nerden nereye geldi :D

işyeri önüne park etmek yasak ama mahalle düğünleri çok ucuz oluyor :D


:D :D :D....

R32
12-08-09, 16:48
Is yeri mis yeri ben anlamam. sokaklar kimsenin babasinin mali degil; ilk gelen kapar :)